Ana Sayfa » Amsterdam » Amsterdam, Hollanda’nın Büyülü Başkenti

Amsterdam, Hollanda’nın Büyülü Başkenti

AMSTERDAM

Sıra geldi Amsterdam’a. Wroclaw’dan Wizzair ile Einhoven’a geçtim yaklaşık 1.5 saatlik bir uçuş. Eindhoven Havalimanın’dan Amsterdam şehir merkezine ise otobüsle geldim yaklaşık 1 saat sürdü 20 Euro karşılığında. Aslında Amsterdam için söylenecekler bir o kadar çok ve bir o kadar da az birçok insanın aklına Amsterdam deyince gelenler her şeyi özetler nitelikte kanallar, müzeler, Red Light Bölgesi, coffee shoplar …

Polonya’dan sonra gerçek anlamda refah seviyesi yüksek Euro kullanan bir yere gelince tabi hemen hesaplar yapılmaya başlanıyor. Şehir dümdüz olduğu için ulaşım tamamıyla bisiklet ve tramvay a bağlı. Günlük biletler 7.5 EUR, 2 günlük ise 12 EUR. Tramvaya binerken ve inerken biletinizi okutmanız gerekmekte aksi halde sıkıntı çekersiniz her ne kadar binerken okutmak alışıldık olsa da çıkarken okutmak unutulmakta. Tecrübeyle sabit 🙂 Rijks müzesi, Van Gogh müzesi, Madame Tussauds ve Vondelpark uğraması şart yerler. Onun dışında Rembrandt Meydanı yeme içme ve hoş vakit geçirmek için ideal. Kanal kenarlarında yürüyüş yapabilir etraftaki kafelerde vakit geçirebilir.

Bu Şehirdeki Otelleri Gör

Madame Tussauds’da birbirinden ünlü isimlerin balmumu heykelleri bulunmakta. Brangelina çiftini son kez yanyana görmek için gidebilirsiniz 🙂

Sabah De Pijp yakınlarında (Heineken fabrikası civarında) kahvaltı için gittiğim Bakers & Roasters adındaki mekanda şakşukaya rastlamam ve sonrasında yaşadıklarım benim için güzel bir anekdot oldu. Garsona şaksukanın nerenin yemeği olduğunu sorduğumda İsrail cevabını almam ve sonrasında benim Türk yemeği olduğunu belirtip hatta şarkımız bile var dedikten sonra kafedeki herkese Tarık Mengüç’ten şakşuka klibini izletmem ve herkesi kahkaha alması son derece güzel bir anı oldu benim için.

Burada parantez açmak bir istediğim bir yer var ki orası Volendam. Bir arkadaşımın tavsiyesi üzerine listeme giren bu küçük balıkçı kasabası Amsterdam merkezden yaklaşık 30 dakikalık araç mesafesinde merkezden otobüsle gidilebilir, yolculuk esnasında doğanın güzelliği gözlenebilir, varınca birbirinden lezzetli deniz mahsullerinin tadına bakılabilir. Amsterdam seyahatinde en değerli vaktimi Volendam’da geçirdim bu yüzden arkadaşıma teşekkürü bir borç bilirim.

Bu arada bayram tatili olmasından mıdır nedir çok fazla Türk vardı nereye gidersem gideyim ordalardı müzeler dışında tabii. Red Light District yani Amsterdam’ın malum bölgesi özelikle gece ışıklar altında kalabalık iken ayrı bir havaya bürünüyor gündüz ise oldukça sakin. Vakti zamanında seferden gelen denizciler için kurulmuş olan bu yer oldukça turistik bir hal almış durumda çoluk çocuk genç yaşlı aile herkes ziyaret ediyor en başta böyle bir yerin turistik olması tuhaf gelse de sonradan alışılıyor.

Etrafta Türk restoranları da var ama yine de çok yöresel yemekler beklemeyin. Ne bulursam yemek durumunda kaldım ben. Arjantin steak denenebilir bana İstanbul’dakinden pek farklı gelmedi.

Not: Bu güzel yazıdan dolayı sevgili arkadaşım Barış İnce’ye çok teşekkür ederim.

Münih’te Oktoberfest Zamanı

Check Also

Halis Dürüm – Kaliteli Kebap, Makul Fiyat

Atakent gibi lüks sitelerin olduğu bir bölgede gerçekten uygun fiyatlı ve lezzetli bir yeri bulmak …

Asiller Kebap – Esnaf Lokantısı Gibi Esnaf Lokantası

Asiller Kebap ve Lahmacun Salonu esnaf lokantası gibi esnaf lokantası, gerçekten lezzet arayanların adresi ve …

Samsun – Gezilecek 40 Yer

Kültürel zenginliği, tarihi eserleri, doğal güzellikleri, coğrafyası, zengin mutfağı ve alışveriş imkanları ile güzel şehrimiz …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir