Ana Sayfa » Antakya » Üç Dinin Birleştiği Yer: Güzel Antakya

Üç Dinin Birleştiği Yer: Güzel Antakya

Antakya Gezisi

“Çan, Ezan, Hazzan” TRT belgesel tarafından yayınlanan Antakya belgeselinin adı. Bu üç sözcük çok güzel anlatıyor aslında dinlerin birleştiği, başka başka fakat birlikte yaşayan insanların kenti Antakya’yı…

Geçtiğimiz hafta sonu, yine erkenden, soğuk ve yağmurlu bir İstanbul sabahında yollara düştüm. Ve daha önceden planlanmış bir şekilde üç güzel dostla birlikte Hatay’a kaçtım:)

Yine gitmeden Antakya hakkında bir sürü şey okudum, daha önceden gidenlerden fikir aldım, sordum soruşturdum ve öyle yola çıktım:)

Antakya deyince en çok duyduğum iki şey vardı: yemek ve mutfak kültürüydü elbette:)

Hatay’a varır varmaz havalimanından, daha önceden kiraladığımız arabayı aldık ve şehre doğru yola koyulduk. Şehir hakkındaki ilk gözlemimse biraz buruktu açıkçası; garip bir yokluk ve fakirlik hali vardı oralarda.  Belki son dönemin karmaşasından, şehrin üzerindeki yorgunluktandır dedik ve kahvaltı için çok fazla tavsiye aldığımız Sultan Sofrası ’na vardık.

Sultan Sofrası

Hatay mutfağına ait lezzetlerle donanmış sofrayı görünce fazlasıyla mutlu olduk:) Yeşil zeytinler, humus ve zahter çok çok lezzetliydi.

St.Pierre Kilisesi

Kahvaltıdan sonra,  St.Pierre Kilisesi’ne gitmek istedik fakat tadilat dolayısıyla içeri girmeyi başaramadık.  Sadece uzaktan bakmakla yetindik.

Cehennem Kayıkçısı

Biz tabiki yılmadık kilise civarındaki Cehennem Kayıkçısı ’nı aramaya başladık. Yokuşlar, patikalar derken nihayetinde bulduk ama tarihi ve turistik yerlerin bu kadar sahipsiz bırakılmış olmasına baya şaşırdık. Kaldı ki 2 gün süresince hep bu şaşkınlıkla gezdik…

Bu arada mitolojiye göre, Antakya’yı ikiye bölen Asi Nehri’ nde ölü ruhları taşıdığına inanılıyor. Cehennem Kayıkçısı’nın yüzü ise Antakya’ya bakıyor ve arkanızdayken bütün Antalya ayaklarınızın altında uzanıyor…

Samandağ tarafına doğru yolumuzu çeviriyoruz.

Vakıflı Köyü

İlk uğradığımız yer, Ermenistan dışındaki yegane ermeni köyü olan Vakıflı Köyü’ydü. Köyün mandalina ve portakal ağaçlarının yeşilliği ve güzelliğiyle birlikte güzel insanları içimizi ısıttı. Köyün hemen girişinde bir amcaya selam verince  bize dalından koparılmış taze mandalinalar ikram etti. Sonra bizi çay içmeye davet etti. Panos amca ile köy kahvesinde sohbet ettik. 81 yaşında olan Panos amca bize  bize Kutadgu Bilig’den, Yusuf Has Hacib’e, şu an okuduğu romandan inanç,tarih ve hoşgörüyle dolu çok güzel şeyler anlattı. Anlattıklarını hayranlıkla dinledikten sonra nasibimizi aldık ve çaylarımızı bitirip köyün kilisesini görmek üzere oradan ayrıldık. Kiliseye vardığımızda Panos Amca’nın gelini Elena ile tanıştık. Onunla köy halkını ve kilise cemaatini konuştuk.

Yazının Devamı İçin Tıklayınız! Hatay Otelleri İçin Tıklayınız

 

Check Also

Erzurum – Gezilecek En İyi 30 Yer

Erzurum, Türkiye’nin en özel şehirlerinden bir tanesi. Yemekleri, kutsal mekanları, tarihi ve kültürel zenginlikleriyle tam …

International K9 Horse Club At Çiftliği’nde Ata Binme Keyfi

Bebeğimize biraz hayvan sevgisi kazanması amacıyla denediğimiz yerlerden bir tanesi International K9 Horse Club At …

Tebessümün En Güzeli: Tebessüm Kahvesi

Hababam Sınıfı Müzesi’ni gezdikten sonra biraz soluklanmak biraz da bir şeyler atıştırmak için Tebessüm Kahvesi ’ne …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir