Yeni Yazılar
Ana Sayfa » Dubrovnik » Dubrovnik: Ortaçağda Yaşayan Şehir

Dubrovnik: Ortaçağda Yaşayan Şehir

Budva’dan Dubrovnik’e Nasıl Gidilir?

Budva’dan sonra tatilimize son gaz devam ediyor ve Dubrovnik için sabırsızlanıyorduk. Hayatımızda ilk defa karayolu ile gümrük geçeceğimiz için biraz da heyecanlıydık. Yolda şimdi bir şey derler mi neye bakarlar ne ederler hiçbir fikrimiz yoktu açıkçası.

Bu düşüncelerle Dubrovnik seyahatimizin bütün detaylarını sizlerle de paylaşıyoruz. İnşallah hoşunuza gider, biraz da olsa size yardımcı olur.

Şimdi gitmeden önce ilk iş otobüs biletini ayarlamak lazımdı. Ben İstanbul’dan yola çıkmadan önce otobüs biletini online olarak almıştım ve çıktılarını yanıma alıp öyle gelmiştim. O yüzden otogara uğrayıp ayrıca gidip bilet almadık. Biletlerimiz de hazır olduğu için biz Budva Otogarı’na (Autobuska stanica Budva) çok erken gitmek istemedik. Fakat ne büyük hata yaptığımızı sonradan anladık. Küçük bir otogar olmasına rağmen bir 10 -15 dakika otogarın kapısını bulmaya çalıştık. Oradakilerle de iletişim kurmak deveyi hendek atlatmaktan daha zordu inanınki. Kapı nerede diyoruz. Şurada diyorlar. Gidiyoruz oraya o da öbür tarafı gösteriyor. Valizlerle başımız döndü. O yüzden erken gidin.

Budva Otogarının Yerini Görmek İçin Tıklayınız

Biz bileti aşağıdaki web sitesi üzerinden aldık. İsterseniz siz de oradan alabilirsiniz veya direk otogara gidersiniz. Bu arada aklıma gelmişken yazayım bileti online olarak 21 Euro ‘ya aldık ( kişi başı) . Fakat biletin çıktılarını yazıhaneye gösterdiğimizde 2 Euro  daha extra para aldılar ama ne için bu parayı aldılar inanın hiç anlamadım. Ayrıca 2 Euro da her bir valiz için alıyorlar. Dolayısıyla, Budva – Dubrovnik bileti kişi başı  25 Euro’ya gelmiş oldu. Son olarak şunu da söyleyeyim otobüse herkes kafasına göre oturuyor ve otobüsler geçen yüzyıldan kalma. İkram felan hak getire. Tabi bizde böyle işler olmadığı için biz gittik yerimize oturduk. Adamları kaldırdık:) Bizde Türk kuralları geçer 🙂 Herkes yerine…

www.busticket4.meden biletlerini alabilirsiniz.

Bu ilginç detaylarla otobüs yolculuğumuza başladık ve en sonunda Karadağ sınırını geçtik. Çok kısa bir süre sonra da Hırvatistan sınır kapısına geldik. İlk önce otobüse polis bindi ve pasaportları kontrol etti ve aracımız hareket etmeye başladı. Yaklaşık 3-4 dakika gittikten sonra tekrar durduk ve otobüsten indik. Bu sefer polis sınırda herkesin pasaportunu tekrar kontrol etti ve damga bastı. Valiz kontrolü felan olmadı.  Sıkıntı oldu mu diye sorarsanız eğer hiçbir şey olmadı. Gayet rahat bir şekilde Hırvatistan’a giriş yaptık. Panik yapmaya gerek yokmuş:)

Bu arada şunu da söyleyeyim sınır kapısında otobüsleri bütün araçların önüne alıyorlar.  Bu yüzden araba ile sınırı geçmek isteyen arkadaşlar orada baya bekleyebilir. Otobüsle bile epey sürüyor pasaport kontrolü. En az 1 saat sürüyor sınırı geçmesi.

Ve Hırvatistan’dayız…

Hırvatistan yollarında ilerledikçe Hırvatistan’ın Karadağ’a oranla daha gelişmiş bir ülke olduğunu hissediyorsunuz. Benzer yapıları burada da görüyorsunuz. Mimarı ve çevre hemen hemen aynı gibi. Yollar gayet keyifli her taraf yemyeşil.  Biz de bu güzel manzarayla beraber 4 saate yakın süren yolculuğumuzu Dubrovnik Otogarı’nda tamamladık.  Tabi varır varmaz ilk işimiz kalacağımız yere gitmek için Kuna almaktı. En azından biz öyle düşündük. Sonra fark ettik ki hemen herkes Euro’da kabul ediyor.  Peki Kuna’yu nerede bulacaksınız? Otogarda döviz bürosu bulunmakta.  Oradan Euro verip isteğiniz kadar Kuna alabilirsiniz. Her yerde olduğu gibi orada da Euro’yu biraz ucuza bozuyorlar.Autobusni Kolodvor-Dubrovnik

Otogardan Old City’ ye nasıl Gidilir?

Şimdi burada 2 tercihiniz bulunmakta: Otobüs veya taksi. Otobüsle gitmek isterseniz 7, 1a,1b, 1c, veya 3 numaralı otobüslerle şehir merkezine gidebilirsiniz. Biletler otobüsün içinde satılıyor. O yüzden biletim yok diye meraklanmayın. Yeterki yanınızda kuna olsun. Otobüsler de otogarın içinden kalkıyor. Numaraları hatırlamazsanız Old City’iye gitmek için PILE istikametine gideceksiniz. Unutmayın ya PİLE yada yukaridaki numaralı otobüsler. Eğer taksiyle gitmek isterseniz de 10 Euro karşılığında şehir merkezine gidebilirsiniz. Sabit fiyat. Pazarlık yok:) Bu arada otobüs ücretleri de 15 Kuna.

Dubrovik’te Nerede Kalınır ?

Yine diğer yazılarımda yaptığım gibi ilk olarak biz nerede kaldığımız bahsedeyim. Daha sonra size tavsiyelerde bulunayım. Ona göre siz tercihinizi yapabilirsiniz. Biz Lapadska Obala üzerinde bulunan Apartment East West diye bir yerde kaldık . Şimdi Allah var çok süper bir yer değildi ama konum itibariyle gayet iyiydi. Hemen yanı başında otobüs durağı vardı. 10 dakika da Old City’ e gitmek mümkün oluyordu. Yine çok yakınında market vardı. Ev felan temizdi.  Bu arada en önemlisi Setalista Kralja Zvonimira Caddesi’ne yürüme mesafesindeydi. Burası şu açıdan önemli efenim. Bu cadde boyunca kafeler ve restoranlar bulunmakta. Hem güzel yürüyüşler yapıp hem de karnınızı doyurabilirsiniz. Biz 2 gün boyunca orada bir fast foodcu vardı. Oraya gittik. Bayıldık valla yemeklerine.

Alternatif olarak başka bir yerde kalmak isterseniz eğer Old City’e yakın bir yerde kalabilirsiniz. Bu da Pile bölgesinde kalmanız anlamına geliyor. Aslında Dubrovnik küçük bir yer olduğu için kaldığınız yerin çok da bir önemi yok bence. Her yere belediye otobüsü gidiyor.

Biz kalacak yere 2 gece için 170 Euro ödedik.

Apartment East West

Apartment East West dışında ben aşağıdaki otellere de bir bakmanızı tavsiye ederim. Hem booking puanları çok iyi hem de konumları süper. Ayrıca fiyatları da uygun.

Hotel Neptun 

Palace Prijeko 

Hotel Lapad

Royal Palm Hotel

Dubrovnik’te Nereler Gezilir?

İlk Gün

Yanlış hatırlamıyorsam biz Dubrovnik’e öğlen saat 12 gibi varmıştık. Kalacağımız yere vardık ettik derken saat 1 olmuştu.Biraz da dinlenelim derken saat 3 oldu.

Dinlenmenin ardından ilk olarak Old City’e gitmeye karar verdik. Bunun için de otobüs bileti almamız gerekiyordu. Otobüs durağına vardığımız da Dubrovnik Card’ı gördük ve onu almaya karar verdik. Dubrovnik Kartın ücreti de 170 ( 22 Euro) kuna. Bu kartı aldığınız zaman 24 saat boyunca toplu taşımaya binme ve çeşitli müzelere bedava girme hakkı elde ediyorsunuz .

Dubrovnik Card’ı aldıktan sonra 6 numaralı otobüse binip Old City’e gittik.  Otobüsümüz bizi Pile Gate ( 1 numaralı giriş) hemen önünde indirdi. Ben sıkı bir Game of Thrones hayranı olduğum için Old City’i gezmek için sabırsızlanıyordum.  Bilenler biliyorlardır zaten. Bilmeyenler için yazayım Game of Thrones burada çekiliyor.

Old City’deyiz… 

Bir kale kapısından içeri girdiğimiz anda adeta büyülendik diyebilirim. Nesinden büyülendin derseniz eğer ben bu kadar iyi korunmuş bir eski şehir beklemiyordum. Resmen kendimizi bir anda geçmişe gitmiş gibi hissettik. Kaleler, kiliseler, evler, fountainlar sanki ilk yapıldıkları haliyle duruyorlar gibiydi. İnternette okuduğum kadarıyla 1991 yılında Hırvatistan’ın Yugoslavya’dan ayrılmak istemesiyle beraber Hırvatlarla Sırplar arasında savaş başlamış. Bu savaş sırasında şehirdeki önemli eserler büyük ölçüde zarar görmüş ve daha sonra Unesco’nun yapmış olduğu çalışmalar neticesinde şehir tekrardan eski haline kavuşturulmuş.

Old City’i detaylı gezmek isterseniz net 2 güne ihtiyacınız var bence. Eğer ben bir göz atayım şöyle bir girip çıkayım her yer birbirine benziyor zaten derseniz 2 saatte bitirirsiniz. Artık tercih size kalmış. Biz detaylı olarak gezmeyi tercih ettik. Old City’nin içerisinde gezebileceğiniz 51 tane mekan bulunmakta. Bunları bulmak da Oryantiring oynamak gibi bir şey. Ben iyi harita okurum diyenin bile aklını alabilecek bir yer 🙂 Şimdi bu 51 yeri tek tek yazmayacağım ama buranın içerisinde en önemlilerini aşağıda yazıyorum.

Big Onofrio’s Fountain

İçeriye girdiğinizde sizi ilk olarak karşılayacak çeşme. Burada bir su içip nefeslenebilirsiniz.

Franciscan Monastery Museum

Yanlış hatırlamıyorsam burası Avrupa’nın en eski eczanelerinden bir tanesiymiş. İçeride ilaç yapmak için kullanılan aletleri ve kitapları gördüğünüz zaman gerçekten şaşıracaksınız. İçeri giriş 30 Kuno . Dubrovik Card ile bedava. Görülmeye değer.

Stradun

Old City’nin İstiklal’i. Bütün yollar buraya çıkıyor.

Bell Tower

Stradun Caddesi’nin bitimindedir.  1444 yılında yapılmış ve 32 metre yüksekliğindeymiş.

Orlando’s Column

Çan Kulesi’nin  hemen yanında yer almakta olup, Stradun Caddesi’nin sonundadır.

Orlandov stup (Orlando’s column)

St Blaise Church

Eski şehirin en önemli kiliselerinden.

Dubrovnik City Walls

Şimdi eğer City Wall’ı gezecekseniz iyi bir ayakkabıya, suya, şapkaya ve 2 saate ihtiyacınız var. Bunlardan biri eksikse tur esnasında zorlanırsınız. Ayrıca, dizinde ayağında ağrı olanlara tavsiye etmiyorum çünkü baya yorucu bir gezi. Bol Bol merdiven çıkıyorsunuz. Eğer yorulursanız yarısında da çıkabilirsiniz. Peki gezmeye değer mi derseniz bence değer. Harika fotoğraflar çekeceğinizden emin olabilirsiniz. Dubrovnik Card’la içeri giriş bedava. Yoksa 120 kuna.

Rector’s Palace

Ragosa Cumhuriyeti’nin yöneticileri uzun zaman burayı saray olarak kullanmışlar. O yüzden bu isimle anılıyormuş. Gezmesi keyifli bir yer. Dubrovnik Card’la içeri giriş bedava.

Knežev dvor (Rector's Palace)

Art Gallery Dubrovnik

Sanatseverlerin kaçırmaması gereken bir yer fakat beni pek sarmadı. Ben çok anlamıyorum bu sanat işlerinden açıkçası. Dubrovnik Card’la içeri giriş bedava.

Art Gallery Dubrovnik

Maritime Museum

Burası da denizcilik müzesi. Denize, gemilere ilgisi olanlar sevebilir. Ben bile beğendim:) Dubrovnik Card’la içeri giriş bedava.Pomorski Muzej (Maritime Museum)

Yukarda da yazdığım şekilde biz ilk günümüzü tamamiyle Old City ‘e ayırdık. 51 mekanın epey bir kısmını ilk günden tamamladık. Yarınki planda Old City’e devam etmek, teleferiğe binmek ve Lokrum Adası’na gitmek var.

2.gün

İkinci gün erkenden kalkıp, kahvaltımızı kaldığımız yere yakın bir börekçi de yaptıktan sonra Old City’e doğru yola çıktık. Hedef Old City’nin tamamını bitirmek, teleferik deneyimini yaşamak ve öğleden sonra da Lokrum adasına gitmekti.  İlk günden tecrübe sahibi olduğumuz ve gitmediğimiz yerleri işaretlediğimiz için gezimizin Old City kısmını hızlı bir şekilde bitirdik.

Teleferik Deneyimi…

Şimdi sırada 2. günün 2. planı olan teleferikle yukarı çıkmak vardı. Öncelikli olarak teleferiğin nerde olduğunu söyleyim hemen . Teleferik (car cable), Ploce kapısını 8-10 dakikalık yürüyüş mesafesinde. Zaten kime sorsanız gösterir. O da olmadı aşağıdaki linke tıklayıp hem bilet alabilir hem de teleferiğe nasıl ulaşacağınızı bakabilirsiniz.  Bilet demişken fiyatları da söyliyeyim. Tek gidiş 70 Kuna. Gidiş – dönüş 120 Kuna ( yaklaşık 50 TL).

Teleferik Bileti Almak İçin Tıklayınızl

Teleferik sizi Srd Mountain’a götürüyor. Orada sizi muhteşem bir şehir manzarası bekliyor. Özellikle gün batımını izlemek ve sevdiğinizle beraber bu romantik atmosferde bir şeyler içmek için gidebilirsiniz. Yani değer mi değmez mi tartışılır tabiki ama gelmişken bir çıkın ne olcak. Onu da yaptık dersiniz. Çok da vakit almıyor zaten.

Lokrum Adası Vakti…

Teleferiğe bindikten sonra Lokrum Adası’na gitmek için direk olarak Old City’deki limana gittik. Lokrum Adası’na her yarım saatte bir ferryler bulunuyor ve gitmek de 15 dakika sürüyor. Bilet 100 Kuna. Biz açıkçası adaya Game Of Thrones için gittik. Dizinin belli bölümleri Botanical Garden ve Benedictine Monastery’de  çekiliyormuş fakat orada nereyi set olarak kullanıyorlar bir de hangi bölümün burada çekildiğini pek anlamadık 🙂  Sonra , denize girmek için plaj aramaya başladık fakat gördükki orada plaj da yokmuş. Her yer kayalık:)  O yüzden havlunuzu bir kayanın üstüne seriyorsunuz ve o şekilde denize giriyorsunuz. Deniz demişken adanın bir kısmı nudistlere ait. O yüzden denize gireyim derken çıplakların arasına düşmeyin. Eğer tabelalarda ‘’FKK’’ yazısı görürseniz bilinki orası çıplaklar kampı.  Onun dışında denize girmek için mutlaka ‘Dead Sea’ ye gitmelisiniz.  Orada bir denize girip adanın keyfini çıkarabilirsiniz. Yarım günlük bir tur yeterli olacaktır. Yoksa sıkılabilirsiniz.

Dubrovnik’te Nerede Yemek Yenir?

Yukarıda da az biraz değindim aslında. Bizim kaldığımız yer Setalista Kralja Zvonimira Caddesi’ne çok yakındı. O yüzden yemek yemeğe biz hep oraya gittik. Bu cadde üzerinde pizzacıdan, Meksika yemeklerine, balık lokantalarından fast foodcuya kadar bir sürü alternatif bulunmakta.  Biz iki gün boyunca orada Tuttobene diye bir mekan vardı oraya gittik hep. Yemekleri güzel, fiyatları da makuldü.

İlk gün 2 tane cheesburger + 1 kola+ 1 patates kızartması :140 kuno

İkinci gün 2 tane döner + 2 kola : 120 kuno

Dubrovnik Gezisi İçin Ne Kadar Paraya İhtiyacınız Var?

Aslında bu sorunun cevabı tamamen kaldığınız yere bağlı olarak değişiyor. Eğer Old City’nin göbeğinde kalıcam derseniz doğal olarak oteller pahalı oluyor.  Keza oradaki restoran ve kafeler de aynı şekilde pahalı. O yüzden ben pek tavsiye etmiyorum. Bizim ne kadar harcadığımıza gelince biz 2 gün için yemekler, kalacak yer, dubrovnik pass, Lokrum Adası ve teleferik için yaklaşık 350 Euro harcadık.

Özet Olarak

  • Biz Dubrovnik’i epey beğendik. Bazı bloglarda Dubrovnik’in çok sıkıcı olduğu yazıyordu. Bence evli çiftler için gayet uygun bir yer. Bekarlar için değil:)
  • Dubrovnik’i sindire sindire gezmek için en az 3 güne ihtiyaç var.
  • Old Town, City Walls, Mount Srd, The Rector’s Palace, Lokrum’ u görmeden dönmeyin.
  • Vaktiniz varsa mutlaka Elafiti Islands Cruise turunu da çıkın.
  • Şehrin hemen hemen her yerinden denize girmek mümkün. O yüzden size her yer beach 🙂
  • Pahalı mı derseniz. Bence abartı değil. İstanbul’da yaşadıktan sonra her yer normal geliyor.
  • Game of Thrones’un takipçisiyseniz mutlaka Dubrovnik’e gitmelisiniz.

Yarın Mostar’dayız…

 

Check Also

Sinop’ta Gezilecek En iyi 30 Yer

Türkiye’nin en mutlu insanlarına sahip, hiç trafik lambasının olmadığı ve Karadeniz’in tek doğal limanına sahip …

Komşunun En Büyük Adası Girit’teyim…

Yunanistan’ın en büyük , Akdeniz’in ise 5. En büyük adası olan Girit tarih boyunca büyük …

Dünyanın Yedi Harikası’nı Biliyor Musunuz?

Antik Dünyanın Yedi Harikası, tamamı insanoğlu tarafından inşa edilmiş, olağanüstü antik yapı ve yapıtlardır. Bu kavram, …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir