Ana Sayfa » Ege-Akdeniz Gezisi » Baştan Sona Ege Akdeniz Turu

Baştan Sona Ege Akdeniz Turu

Eşimle beraber sık sık yurtdışına çıkıyor, yeni yerler keşfediyorduk. Fakat çoğu zaman Türkiye’de de göremediğimiz epey bir yer olduğundan dem vuruyorduk. Bu yüzden bir çok yeri hızlı ve kolay bir şekilde görebilmek amacıyla Jolly Tur’dan Ege Akdeniz Turu’na katılmaya karar verdik.

Ve Ege Akdeniz turumuz başlıyor…

Saat 22:00 Beşiktaş Yıldız Camii Önü’nde turumuz başladı. Otobüsümüz fena değil yalnız koltuk arkalarında ekranları yoktu. Rehberimiz gayet kibar ve bize tur hakkında ön bilgiler veriyordu. Turdaki arkadaşlarımızda gayet keyifli insanlara benziyorlardı.

İlk 2 Gün

Şirince – Efes – Meryem Ana 

Derken uzun bir yolculuğun ardından sabah saatlerinde biraz yorgun bir şekilde ilk durağımız olan Şirince Köyü’ne varmıştık. Buradaki programımız kahvaltı ve ardından isteyen kişiler şarap tadımı şeklindeydi. Biz eşimle sadece kahvaltı kısmına katıldık ve sonra da biraz da Şirince’yi gezdik. Bu arada eskiden köyün ismi Çirkince’ymiş. Efsaneye göre köyde yaşayanlar yabancılar tarafından rahatsız edilmemek ve köyün güzelliklerini paylaşmamak için bilerek bu ismi vermişler. Tabi yıllar sonra insanlar köyün hiç de çirkin olmadığını anlamışlar. Şirince, benim de gördüğüm kadarıyla doğal güzellikleriyle bol bol huzur depolayabileceğiniz muhteşem bir Ege beldesi.

Şirince’den sonra istikametimizi Efes’e doğru çevirdik. Burada Odeon, Kuretler Caddesi, Latrin, Skolastika Hamamı, Celsus Kütüphanesi, Aşk Evi, Agora, Tiyatro, Devlet Sarayı, Trajan Çeşmesi, Hadrian Tapınağı’nı gezdik.

Rehberimizin anlattığı kadarıyla bugün gezilen Efes, Büyük İskender’in generallerinden Lysimakhos tarafından M.Ö. 300 yıllarında kurulmuş. Hellenistik ve Roma çağlarında en görkemli dönemlerini yaşayan Efes, Asya eyaletinin başkenti ve en büyük liman kenti olarak 200.000 kişilik nüfusa sahipmiş. Efes, Bizans Çağında tekrar yer değiştirmiş ve ilk kez kurulduğu Selçuk’taki Ayasuluk Tepesi’ne gelmiş. Efes’i eğer yazın geziyorsanız yanınıza mutlaka şapka almanızı da tavsiye ederim. Yoksa sıcaktan fenalık geçirebilirsiniz. Detay bilgi için ” Efes’in Tarihçesi‘ isimli yazımızı okuyabilirsiniz.

Efes’in hemen arkasından Meryem Ana’ya geçtik. Benim gibi sizin de aklınıza buranın neden Meryem Ana’nın evi olduğu gelebilir. Okuduğum kadarıyla; burası şu şekilde keşfedilmiş;

‘’19’uncu yüzyılda yaşamış olan Alman rahibe Anna Katharina Emmerich, bu bölgede Azize Meryem’in evinin olduğunu iddia eder.Çocuklugundan itibaren kötürüm olan ve yürüyemeyen Rahibe Anna, gördügü rüyayla bu bölgeyi Vatikan yetkililerine tarif eder ve onun tarifleri sonucu bölgedeki eski kilise kalıntılarına ulaşılır.Efes’de Bülbül dağı eteklerinde olduğu düşünülerek kazı işlemleri yapılarak bu ev ortaya çıkar. Hiristiyanlar tarafından kutsal mekan ve haç yeri olarak kabul edilen eve sonradan haç şeklinde bir kilise inşa edilir.’’ Detay bilgi için ” Meryem Ana’nın Evi Nasıl Bulundu ?‘ isimli yazımızı okuyabilirsiniz.

Şirince otelleri için tıklayınız

3.GÜN

Bodrum Tekne Turu ve Pasha

Bodrum’un eşsiz koylarını kapsayan tüm gün sürecek tekne turumuz vardı. Deve plajı – Akvaryum – Bağla – Bitez gibi sayısız koyda gün boyu denize girdik. Bütün koylar bir birinden güzeldi. Yalnız, Akvaryum Koyu’na bayıldık.  Bu aradan şunu belirtmeden geçemeyeceğim. Sahiller o kadar kalabalık bir hale gelmişki iğne atsanız yere düşmüyor. Tabi tekne turu ile tertemiz koylarda insan denize girdikten sonra sahilden hiç denize girmek istemiyor açıkcası. Bu arada öğle yemeğini kafanıza takmanıza gerek yok tekne içerisinde öğle yemeği servisi oluyor.

Aynı günün akşamı Pasha diye bir mekana gittik. Gayet keyifli ve eğlenceli bir yerdi. Mutlaka uğramanızı tavsiye ederim. Yalnız burada şuna dikkat etmek de fayda var. Eğer  erken giderseniz yer bulmanız daha kolay olur ( 11 gibi ) Aksi takdirde masa bulmakta çok zorlanırsınız.  Biz geceyi de 1 gibi tamamladık. Güzel bir yer ama bizim kafamız kaldırmadı o kadar gürültü patırtıyı.

Bodrum otelleri için tıklayınız

4.GÜN

Azmak Çayı – Sedir Adası – İnce Kum – Aşıklar Yolu

Yine programızda tekne turu vardı. Azmak çayında tekneleri beklerken ben orada suya girdim buz gibiydi ama tertemizdi. Azmak çayında teknelerle ilerlerken inanılmaz bir güzellik vardı, yemyeşil suyun altında balıklar, sazlıklar, ördekler… İnsan gerçekten orada yaşayan insanlara imreniyor.  Teknelerin olduğu yere geldik kendi teknemize bindik ve koyları dolaşmayı başladık.

İlk koy Sedir adasıydı, Kleopatra için kum getirilmiş oraya sevgilisi tarafından gibi gibi hikayeler anlatılıyor ama onu bunu bilmem de gerçekten güzeldi  denizi,aslında kalker damlacıklarından oluşan kumla bol bol peeling yaptık. Ama oradan kum götürmek de yanında yasakmış, duş almayı zorunlu kılıyorlar adadan ayrılırken.  Oraya tekneyle gidiyorsunuz ama ada içine müze kartla ya da biletle giriyorsunuz. Biz sedir adasını da beğendik, tiyatro da kalmış antik çağdan ama denizinin gölgesinde kalmış açıkçası çoğu kişi denizde kalmaktan çıkıp tiyatroya bile bakmadı.

İkinci koyumuz İnce kumdu. Orası da fena değildi ama sahilinden denize giren çoktu teknede baya kıyıya yakın yanaşınca benim için bir esprisi kalmadı koy olmasının.Üçüncü koyumuz lacivert koydu. Orası gerçekten çok güzeldi lacivertliğinin sebebi derinliğinden ama gerçekten biz bayıldık oraya. Poseidon’un evi olarak geçiyormuş tarihte.Dördüncü koyumuz Gelibolu’ydu. Ben orda denize girmedim bir yorum yapamicam . Ama dışarıdan baktığım kadarıyla pek de bir cazibesi yoktu.

Tekne turumuz bittikten sonra ilk olarak Aşıklar Yoluna daha sonra da otele geri döndük,  akşam yemeği ve dinlenmenin ardından ekstra tur olarak Marmaris merkezdeki Areena Clup a gittik, benim için orası da işkenceydi çünkü çok kalabalık sıcaktı, olduğumuz yerin üstünde sürekli meşaleler yanıp sönüyordu. Marmaris’in en büyük clubıymış, giriş 15 . Büyük bir yer, ama benim tarzım değil. Yalnız insanlar eğleniyordu sorun bende olabilir. 1 saat zor dayandım, çıktık sahildeki Kahve Dünyası’na gittik. Biraz oyalandıktan sonra ortak belirlenmiş saatte ekiple buluşup otele döndük ve bir sonraki gün için odalara çekildik.

Marmaris otelleri için tıklayınız

5.gün

Jeep Safari günü

Tur iki seçenek sundu ya tekne turu ya da jeep safari. Çoğu kişi jeep safariyi seçti. Otele gelen jeepe, biz de tur ekibi olarak dağıldık bizim ekibimiz çok eğlenceliydi zaten birbirimizle kaynaşmıştık da baya bir savaş takımı olduk 🙂

Şoförümüz de azcık saykoydu biz gibi dağlık alanlardan geçtik ilerledik ve sorasında herkes bir araya geldi su tabancalarımızı aldık 10 tl ye kiraladık, sular jeep lerin içindeydi zaten orada da bir rehber vardı hem foto çekip hem de videoya aldı tüm savaş boyunca. Ama çok fazla grup vardı sayamadığımız kadar jeep geldi, bu arada yabancılar da çoktu jeeplerin içinde. 1.5 – 2 saate yakın su tabancasıyla yanımızdan arkamızdan geçen jeeplerdekileri ıslattık ama son yere geldiğimizde en çok su bizde kaldığı için tabiki şampiyon biz olduk  Yalnız biraz daha devam etseydik benim içimdeki eşkıya ortaya çıkacaktı.  Baya eğlenceli oluyor ama sen ıslandığın kadar eşyalarında ıslanma riski olduğu için hep poşetlere sardık çantaları telefonları cüzdanları yoksa jeep in içi de sırf su oluyor.

Su savaşı bittikten sonra go karta gittik orada hem kuruduk hem de go kart yapan arkadaşlarımız oldu. Oradan dans ederek son ses müzikle Turgut Şelalesi’ne geldik, oradaki su da çok soğuktu ama biz tabı yine girdik suya.Turgut şelalesinden Turgut köyü’ne geldik orda bir kahvede bir ağaç vardı dilek ağacı, orada ağacın etrafında döndük 3 kez işte laf olsun torbada olsun diye dilek diledik ağaca değdik .

Oradan da yine jeeplerle kız kumuna gittik. Yürüyorsun yürüyorsun denizin içinde hala su dizlerinde bize pek manalı gelmediği için yürümedik tabi ( deniz bu arada çakıl orada , ayağınıza da batıyor). Orayı rehber suda yürüyen insanların olduğu yer olarak anlattı. Sahilden bakan biri denizin içindeki kişiyi sanki suyun üzerinde yürüyor gibi görüyor orada. Çok kalabalıktı ve anca açıklar temizdi, biz de biraz açıklarda yüzdükten sonra kafesinde oturduk ama orası bize pahalı geldi çay 5 TL şezlong 20 TL. Oradan ayrıldıktan sonra otele geri döndük ve İstanbul’a geri dönüş için valizimizi hazırlayıp ertesi gün için dinlenmeye çekildik.

6.GÜN

Dalyan – İztuzu – Fethiye- Ölü deniz

Dalyana geldik, İztuzu plajına ulaşmak için küçük teknelere bindik. Yolda kral mezarlıklarını gördük, rehberimiz onlarla ilgili bilgiler verdi. Tabi şimdi çok uzun onları da sız kendiniz öğrenin :)Caretta caretta lar da vardı çok güzel,  yengeçleri atıyorlar suya caretta carettalar da onların kokusunu alıp onları yemek için sudan yukarı kalkıyorlar tabi bize görsel ziyafet oluyor ama onlar gariplerim ne hissediyor bilemiyorum.

İztuzu plajına ulaştığımızda kendimizi hemen suya attık. İztuzu plajının bir özelliği de denize girilen taraf tuzlu diğer taraf ise teknelerin yanaştığı tatlı su. Plajda tuzlu gezmek istemiyorsan hemen diğer tarafa girip nispeten tatlı suyla duş alabilirsin  Plaj belediyeye ait, ama şezlong ve şemsiye paralı çok bir para değil ama olsun  Orada 1 saate yakın kaldık, genel olarak plaj güzeldi ulaşım yolu da baya eksantrik tabi tekneyle sazlıkların arasından falan. Dönüşte mavi yengeç yedik. Yemesi biraz enteresan eklem yerlerini koparıyorsun her yerden eti çıkıyor  Lezzetli bir tadı var, tavsiye ederim. Sazlıkların arasından geçerken Kaunos ve Byblisin hikayesini de dinledik  Gerçekliğini bilmiyorum ama yine bir hazin aşk  öyküsü.

Akşama doğru da Fethiye Ölü Deniz’e ulaştık. Size şöyle söyliyeyim m2 başına 50 kişi düşüyordu diyebilirim. Tamam belki biraz abartmış olabilirim fakat gerçekten çok kalabalıktı. O yüzden ben sırf ölü deniz de de denize girdim demek için 1 kere girdim çıktım. Onun dışında ölü denize gidecekseniz yamaç paraşütü yapmaya gidilir. Yoksa tavsiye etmiyorum. Yamaç paraşütü ben yapmadım ama fiyatı 250 TL diye duydum. Eğer ölü deniz ismi nereden geldi diye merak ediyorsunuz ” Belcekız ve Ölüdeniz’in Hikayesi” isimli yazımı da okuyabilirsiniz.

Fethiye otelleri için tıklayınız

7.GÜN

12 Adalar Tekne Turu

12 Adalar tekne turumuzu yapmak için hareketle Göcek Marina ‘dan teknemize bindik. Yassıcalar Adası, Göcek adası, Bedri Rahmi koyu, Boynuzbökü koyu, Akvaryum koyu(Domuz Adası,Simavi koyu), Zeytin Adası (panoramik) koylarında yüzme molaları verdik. Şu zamana kadar yapmış olduğumuz en sessiz tekne turu bu olmuştu. Bizim teknenin dışında başka hiçbir tekne yoktu etrafımızda.  Bu tur da güzeldi ama tekne turları ufak ufak baymaya başlamıştı artık:)Turun başlangıcında rehberimiz Ege-Akdeniz Turu kapsamında mutlaka 3 şeyi yapmamızı söylemişti

1)Jeep Safari

2)Fethiye’de Paşa’yı dinleme

3)Rafting

Biz de rehberimizin önerisine kulak verdik ve Paşa’yı dinlemeye gittik. Paşa birazcık Arto tadında ama sesi daha güzel olanı. Sahneden etrafa bol bol laf sokuyor ve espriler genelde +18. Bize de bir laf sokar mı diye bekledik fakat bize dokunmadı 🙂 Ben daha önce hiç böyle bir sahne izlememiştim. Deneyebilirsiniz dediğim gibi ağır espriler var. O yüzden dikkat:)

8.GÜN

SAKLIKENT – KALKAN ve KAŞ (panoramik) – ÜÇAĞIZ KÖYÜ – KEKOVA TEKNE TURU

Fethiye’nin sıcağından bunaldıysanız, Güneş ışınlarının giremeyeceği kadar dar ve yüksek bir kanyona girin, buz gibi sularda yürüyün. Saklıkent’e gidin. Bu arada, Saklıkent yolu üzerinde sağlı sollu çok sayıda kır gazinosu göreceksiniz. Gözleme-ayran servisi yapılıyor. Giderken, Kayadibi köyünü geçiyor ve kanyon girişine çıkıyorsunuz. Girişde aracınızı bırakıyorsunuz.

Kanyon girişi için ücret ödeyeceksiniz. Eşen çayı, kanyonun 100 m. içinde patlayarak çıkıyor yeryüzüne.Çay yaz-kış öylesine deli akıyor ki, akıntıya karşı ilerlemek mümkün değil. Çayın üzerine kanyon duvarına tutturulmuş tahta iskeleler kurulmuş. İskeleden tek sıra ilerliyor ve çayın patladığı yere ulaşıyorsunuz.

Müthiş bir çağıltıyla dökülen suları bu noktadaki restorana oturup ayran, gözleme ya da alabalık ısmarlayarak izleyebilirsiniz. Dilerseniz buz gibi suyu aşarak karşı kıyıya geçip , kanyonun derinliklerine doğru ilerleyebilirsiniz. Suyun dibi çakıllı taşlı olduğundan lastik ya da bez ayakkabınızı yanınıza almayı unutmayın.

Kanyon kimi zaman daralarak, kimi zaman engebeli bir biçimde 18 km sürüyor. Sonuna kadar gitmek zor. Yazın sıcak günlerindeki serinlik hoş ama rutubet öylesine fazla ki. Yürüyüş uzadıkça keyfi kaçıyor. En iyisi birkaç yüz metre gidip dönmek.

Kanyonun keşfiyse rivayetlere göre bir çobanın keçisini buraya kaçırması sonucunda keçisinin peşinden gitmesiyle ortaya çıkmış.

Saklıkent’ten sonra son tekne turumuz olan Kekova Tekne Turu’na gittik. Yüzme molalarımız da şöyleydi: Esmeralda Koyu, Tersane koyu, Hamidiye koyu, yolu olmayan Simena Köyü, Kekova Adası.

Kaş otelleri için tıklayınız

9.GÜN

Antalya ve Rafting

9.günün sabahında ilk olarak Antalya şehir merkezine gittik. Sonra rehberimiz bize Kaleiçi ‘ne götürdü ve oradan bol bol fotoğraf çektirdik. Sonra Yivli Minare – Hıdırlık Kulesini yanından geçereken raftinge başlamaya hazırdık. Ben hayatımda hiç rafting yapmadığım için biraz tırsıyordum açıkcası. Fakat başlar başlamaz bütün korkum gitti ve inanılmaz derece de eğlenmeye başladım. Hava inanılmaz derecede sıcak olmasına rağmen su buz gibiydi. Botun kaptanı da suya alışalım diye bizi sürekli olarak düşürüyordu veya suya atıyordu. Burada en önemli konuysa uzun kollu bir tişört giymeniz. Yoksa can kurtarma yeleği baya canınızı acıtıyor. Rafting zorluk derecesiyse , 3+ zorluk derecesine sahipmiş. Bu da şu demek oluyor 7 den 70’e herkes yapabilir. Parkurun uzunluğu da 14 km’ydi. Yaklaşık 3 saat. Toplam fiyat da yemek dahil 55 TL idi ( öğle yemeği dahil).

Bu arada yazmayı unutmuşum Düden Şelalesi’ni gezdik.Orası da çok güzel bir yerdi. Fakat bence etraf biraz daha bakımlı olabilirdi.

Kaleiçi otelleri için tıklayınız

10.GÜN

Isparta – Afyon -Kütahya üzerinden yolumuza devam ederek İstanbul a ulaştık. Biraz yorucu bir tur oldu fakat biz çok eğlendik ve güzel arkadaşlar edindik.  Halen de o arkadaşlarımızla görüşüyoruz.  Son olarak turla yada kendiniz mi gezersiniz bilmem ama mutlaka Ege-Akdeniz’i baştan sona gezmenizi tavsiye ederim.

Peki Konaklama Nasıldı ?

Otellerde 7 gece yarım pansiyon konaklama turumuza dahildi. Genel olarak oteller idare ederdi. Yalnız Marmaris de kaldığımız otel hiç iyi değildi. Kapıların kartları çalışmıyor her seferinde resepsiyondaki arkadaşlar odaların kapısını açıyor, sonra tekrar aşağıya iniyorlardı. Konaklamalar da aşağıdaki şeklindeydi.

2 gece BODRUM – 2 gece MARMARİS – 2 gece FETHİYE – 1 gece ANTALYA konaklama

Sık sık yer değiştireceğiniz için büyük bir valiz almamanızı öneririm. Yoksa çok zorlanırsınız. 🙂

Kaldığımız Oteller:

Antalya Ring Otel

Royal Panacea Bodrum

Aymes Hotel Fethiye

Detaylar için tıklayınız

Gold Kaya Otel

Detaylar için tıklayınız

Otobüs Konforu

Mercedes Travego-Tourismo / Neoplan Cityliner-Tourliner / Mitsubıshı Safir Marka Lüks Araçlar ile ulaşım sağlanıyor. Bu 3 içerisinden hangisi bize denk geldi hatırlamıyorum fakat bence çok daha iyi olabilirdi. Özellikle koltuk arkalarında ekranın olmaması yolu baya sıkıcı hale getiriyor.  Ekran olmadığı için telefonunuzu da şarj edemiyorsunuz. O yüzden telefonu idareli kullanmanız veya mutlaka harici şarj aleti almanızda fayda var.

Öğle Yemekleri

Öğle yemekleri tura dahil olmadığı için hep dışarda yiyorduk. Çoğu zaman tekne turunda olduğumuz için genelde öğle yemeklerimizi orada yedik. Onların da fiyatları şu şekildeydi.

12 Adalar tekne turu-Teknede öğle yemeği- (Tavuk+Makarna+salata+karpuz veya 5 çayı ikramı) 13,00 TL

Bodrum tekne turu-Teknede öğle yemeği- (ızgara nuget tavuk +makarna+Salata) 12,00 TL

Gökova tekne turu – Teknede öğle yemeği ( Izgara Çupra+limitsiz Salata+Karpuz 17,00 TL veya Izgara tavuk ve köfte + Makarna + Salata + Karpuz 12,00 TL )

Kekova tekne turu – Teknede öğle yemeği ( Izgara tavuk + 5 çeşit açık büfe soğuk meze + Salata ) 18,00 TL >

Dalyan kanal turu – Restaurant da öğle yemeği – ( Açık Büfe Yemek ) 20,00 TL

Ege Akdeniz Turu Kapsamında Ücretsiz Hizmetler :

Otellerde 7 gece yarım pansiyon konaklama

Mercedes Travego-Tourismo / Neoplan Cityliner-Tourliner / Mıtsubıshı Safir Marka Lüks Araçlar ile ulaşım

Jollytur otobüs içi ikramları

Tüm çevre gezileri >Rehberlik hizmetleri

Otellerde 7 gece açık büfe sabah kahvaltısı

Otellerde 7 gece açık büfe veya set menü akşam yemeği

Ek Hizmet Bedelleri (Müze-Ören Yeri Giriş Ücretleri)

Zorunlu Seyahat Sigortası

Ege Akdeniz Turu Kapsamında Ücrete Dahil Olmayan Hizmetler :

Otelde yapılan özel harcamalar

Tüm yemeklerde alınan içecekler

Öğle yemekleri

Ege Akdeniz Turu Fiyatı

2 Kişi 2114 TL

 

Check Also

İstanbul Avrupa Yakasında Gezilecek Yerler Nerelerdir?

Avrupa yakası mı yoksa Anadolu yakası mı ? Sanırım bu tartışma sonsuza kadar gider demiştim …

İstanbul Anadolu Yakasında Gezilecek Yerler Nerelerdir?

Avrupa yakası mı yoksa Anadolu yakası mı ? Sanırım bu tartışma sonsuza kadar gider:) Yalnız, …

İzmir – Gezilecek 50 Yer

İzmir’de neler yapılır, nereler gezilir, tarihi yerler neresidir ? Türkiye’nin en güzel şehirlerinden biri  olan …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir