Yeni Yazılar
Ana Sayfa » Genel » Merhaba Niamey, Merhaba Nijer

Merhaba Niamey, Merhaba Nijer

Niamey Yolculuğu Başlıyor…

Hayatımda ilk defa Afrika’ya ve oranın en fakir ülkelerinden birisi olan Nijer’e gideceğim için garip bir heyecan vardı içimde.  Bu heyecanla vizemi almak için evrakları toplamaya başladım. Evraklar bildiğiniz gibi klasik vize evrakları. Yalnız bu evraklarla beraber sizden sarı humma aşısı yaptırmanızı vize için bir ön şart olarak istiyorlar. Onu da belirli yerlerde yaptırabiliyorsunuz. Ben Atatürk Havalimanı’nda yaptırdım. Fakat şunu hatırlatmakta fayda var . Aşı olmaya randevu ile gidiyorsunuz ve aşıyı bir 10 gün önceden yaptırmanız gerekiyor. Eğer yaptırmazsanız risk altına giriyorsunuz  ve ülkeye alınmama durumunuz doğabiliyor. Eğer programınız çok önceden belliyse sıtma aşısı da yaptırabilirsiniz. Eğer vaktiniz yoksa zaten ilaç ( sadece sıtma için) veriyorlar bunun için ama bu ilacın da etkisi çok kuvvetli. Sizi orada sıcak da allak bullak edebilir. Mutlaka yanınıza off spray , sinek konmasını engelleyici bantlardan almanızı tavsiye ederim .

Bu arada Nijer elçiliğinde vize işlemleri Niamey ’e sorularak yapıldığından, vizeyi alma süreniz çok değişken olabiliyor. Ona göre başvurunuzu erkenden yaparsanız rahat edersiniz. Vize sürecini anlatma faslı biraz uzun oldu ama bunlar çok önemli bilgiler 🙂

Niamey ‘deyiz…

Vize işlemlerini hallettikten sonra Türk Hava Yolları ile Nijer’e doğru uçmaya başladım. 6 saatlik bir uçuşun ardından Niamey ’e vardık.  Uçaktan iner inmez pasaport kontrolüne gittim ve kısa süren işlemlerin ardından havaalanında beni bekleyen ekiple buluştum. Sağolsun onların orada baya güzel dostlukları olduğu için bütün pasaport sürecinde çok rahat ettim. Bu arada kimse sarı humma aşısını sormadı.
 

Niamey ‘de Nerede Kalınır?

Niamey ’de tek bir otel olduğu için ben de orada kaldım. Otelin ismi de Gaweye oteldi.  İlk akşam yorgun olduğum için hemen uyuya kaldım. (En son arkadaşlarımdan duyduğum kadarıyla Soluxe Hotel  diye yeni bir otel daha açılmış. Orası baya güzelmiş.)

2.gün uyandığımda odamın perdesini araladım, dışarıya baktım ve otelin etrafında hiç bir şeyin olmadığını fark ettim. İlk önce otelin şehrin dışında bir yerde olduğunu sandım meğerse Niamey ’in tam göbeğinde kalıyormuşuz. Derken,  duş almak için banyoya girdim, suyu açtım ve suyun toprak rengine yakın bir renkte aktığını fark ettim 🙂 Suyu biraz bu şekilde açık tuttum , sonra berraklaştı ama ben o şekilde duş almak zorunda kaldım.

Niamey ‘de Yemek Sorun Oluyor mu?

Kahvaltıda bizim yiyebileceğimiz bir şeyler vardı. En kötü ihtimal meyve yiyorsunuz, yani yemek konusunda açlıktan ölmüyorsunuz, merak etmeyin 🙂 Bir de şehir merkezinde THY ofisinin yanında bir Türk lokantası var. Öğle ve akşam yemeği için oraya gidebilirsiniz.

Niamey ‘de Neler Yapabilirsiniz?

Kahvaltı sonrası Nijer ’i biraz gezmeye başladım. Gördüğüm her yer hemen hemen aynıydı ve fakirliğin en son noktası gibiydi. Bir an kendimi zaman makinesine binmiş ve 500 yıl geriye gitmiş gibi hissettim. İnsanların çoğunun evi yoktu. Hemen hepsi kamıştan yapılmış evde yaşıyorlar ve hiç bir tanesinin ne elektriği ne de suyu vardı.

Bu arada, ülkede elektrik üretecek bir tesis bir baraj olmadığından Nijer elektriği başka ülkelerden satın alıyormuş. Bu yüzden bizim evimizde kullandığımız elektriği orada kullanırsanız 1000 dolara yakın fatura geliyormuş. Su ise daha kötü . Kadınlar evlerine bir kova su getirmek için 5 km’ye yakın yürüyorlarmış. Erkekler ise hiç bir şey yapmadan boş boş geziyorlarmış. O yüzden bir köy için su kuyusuna sahip olmak kadar önemli bir şey yok orada. Gittiğimde gördüm TIKA yaklaşık 100’e yakın kuyu açtırmış o bölgede. O yüzden bir çok insan Türkiye’ye minnettar vaziyette. TIKA aynı zamanda Nijer’de bir dostluk parkı da yaptırmış.
Yukarıda biraz yazdım ama biraz daha değinmekte fayda var. Kadınlar Nijer ’de çok zor şartlar altında yaşıyorlar. Müslüman olan erkekler genelde 4 kadına kadar evlenirken, olmayanlar ise 7-8 tane kadınla evleniyormuş. Bölgede bir de kadınlar arasında yaygın olan fustil hastalığı varmış. Eğer kadın bu hastalığa yakalanırsa kocası kadını boşuyormuş ve ailesi de tekrar kadını kabul etmiyormuş. Bu kadınlar da hastane bahçelerinde el işi bir şeyler yapıp , onları satarak tedavi olmaya çalışıyorlarmış. Olamayanlar ise maalesef ölüme terk ediliyormuş.
Niamey ’de gezerken yolum bir kaç yetimhaneye de düştü. Orada maalesef yetim çocukların halini görünce içim biraz daha da burkuldu. Zaten çok fakir olan bir ülkede bir de yetim çocukları görünce insan baya üzülüyor açıkçası. Çocukların yüz ifadesine bakınca sanki bizi yıllardır bekliyorlar, çağırıyorlar ve biz onların yardımına koşmuyoruz gibi hissettim. Biraz onlarla oynamaya çalıştım fakat çocuklar oralı olmadı .Tekrardan denedim ama olmadı. Sonra yanlarından ayrıldım. Yüzüm düşmüş ve ağlamaklı olmuştum. Kendimden utandım, sonra ne kadar gurur ve kibir içinde yaşadığımı düşündüm. Her şeye sahipken ne kadar çok şikayet ettiğim gözümün önüne geldi . O küçücük çocuklar bana o an büyük dersler verdi. Onların hiç bir şeyleri yokken bizim onlardan sevgimizi ve sahip olduklarımızı paylaşmadığımız için kızdım kendime ve otelime döndüm.
Ertesi sabah kahvaltı için odamdan ayrılırken , oteldeki bazı görevlilerin yüzünde bıçak izine benzer kesikler görmüştüm.  O kesiklerin sebebini sorduğumda,  insanların  hangi kabileye ait olduğunu göstermek ve böylece çocukken kaçırılmalarına engel olmak  için yüzlerinin jiletle belirli bir şekilde kesildiğini öğrendim. 
Kahvaltıdan sonra tekrar dışarı çıktım ve Cuma namazı için  Kaddafi camine gittim. Biraz geç kaldığım için ilk bulduğum yerde namaza durdum . Namaz biter bitmez en 20 kişi etrafımı sardı ve beni arabama kadar götürdüler.  Arabamın kapısına kadar açtılar. Sonra bizim şoför geldi onları kovdu ama sanırım beni önemli biri sandılar:)
Namazdan sonra bir okula gittik ve gördüğüm manzara yine aynıydı. Neredeyse hiç bir şeyleri yoktu.  Bütün bu yokluğa rağmen bölgede Fransızlar vardı. Bana söylenen kadarıyla Nijer ‘de her sene 2 milyar dolar değerinde uranyum çıkarılıyormuş. Fransa bu uranyumun tamamını alıyormuş ve karşılığında hastane, yol , okul yapacağını söylüyormuş. Yalnız , bunların hiç birini yerine getirmiyormuş ve kullandığı uranyumun atıklarını da getirip Nijer ’e atıyormuş.  Bana söylenen başka bir şey de eskiden bölgede ki bütün hamile kadınları toplamışlar ve içlerinden bir tanesini mancınıkla fırlatmışlar. Bu yüzden doğan bütün çocukların hepsinin beyazlardan korktuğunu söylüyorlar. Velhasıl kelam o bölgenin insanı Fransızlar tarafından inanılmaz derecede sömürülmüş , kötü davranılmış ve işkence edilmiş zamanında.  Hala da etkileri devam ediyor.
Niamey ’de gezilecek görülecek bir şey yok maalesef arkadaşlar. Sadece orada gönül pencereniz açılır ve hayata bambaşka bir açıdan bakmayı öğrenebilirsiniz. Ben gittiğim için çok memnun kaldım. Tekrar gitmeyi de planlıyorum.

Check Also

Sinop’ta Gezilecek En iyi 30 Yer

Türkiye’nin en mutlu insanlarına sahip, hiç trafik lambasının olmadığı ve Karadeniz’in tek doğal limanına sahip …

Komşunun En Büyük Adası Girit’teyim…

Yunanistan’ın en büyük , Akdeniz’in ise 5. En büyük adası olan Girit tarih boyunca büyük …

Dünyanın Yedi Harikası’nı Biliyor Musunuz?

Antik Dünyanın Yedi Harikası, tamamı insanoğlu tarafından inşa edilmiş, olağanüstü antik yapı ve yapıtlardır. Bu kavram, …

2 Yorumlar

  1. MUSTAFA SAKALLI

    İRTİBATA GEÇEBİLİRMİYİZ, BENİM AGADEZE GİTME NİYETİM VAR

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir