Yeni Yazılar
Ana Sayfa » Genel » Güzel memleket Norveç ve onun başkenti Oslo!

Güzel memleket Norveç ve onun başkenti Oslo!

İnsanların “güzelim kuzey ışıklarını bir de oraya gidip görmek var” dediği ama o kuzey ışıklarını görmek için ülkenin en kuzeylerine gitmesi gerektiğini öğrenip bacaklarını kırarak hayal kırıklığına rağmen hala düşlemeye devam ettiği, “doğası da ne güzeldir şimdi, her yer yemyeşil” deyip soğuğundan o doğaya arabadan baktığı ve her şeyden öte bunların hep hayalde kalmasını çok pahalı olması ile sağlayan güzel memleket Norveç ve onun başkenti Oslo!

Ben bu yıl okulumla beraber işte bazılarının rüya ülkesi olan Norveç’e ve maalesef sadece Oslo’ya bir öğrenci değişim programı ile gitmeye imkân buldum. Burada da deneyimlerimi, önceden bilmeniz gereken şeyleri, Norveç’in iyi yanlarını ve kötü yanlarını anlatayım dedim. Gideceğiniz yer hakkında bu tarz bilgileri önceden öğrenmeniz önemli çünkü bu sayada oraya vardığınızda orada ulaşımınızı nasıl sağlayacağınızı, nerde yemek yiyeceğinizi, hangi oteli seçeceğinize karar vermeye çalışırken çok değerli olan vaktinizi yiyorsunuz. Şansıma benim Norveç’e üç kere gitmiş bir hocam ve orda beni konuk eden sevecen bir ev sahibi ailem vardı.

İstanbul’dan Oslo’ya hangi hava yollarıyla giderim?

İstanbul’dan Oslo’ya hem Pegasus’un hem THY’nın uçakları var ve Pegasus’la gitmek için Sabiha Gökçen’den, THY’den gitmek için Atatürk Havalimanı’ndan uçağa biniyorsunuz. Biz Pegasus’u seçtik çünkü kişi başına düşen 100EU’luk bir fark altı kişi gittiğinizde gayet fazla olabiliyor. Pegasus’tan yaklaşık bir hafta öncesinden alınmış ve Oslo’da bir hafta kaldıktan sonra dönüşü olan bilet için kişi başına 400EU’dan çok az daha fazla bir miktar ödedik ama bu miktara uçakta aldığımız sandviçler ve internetten önceden yaptığımız check-in dâhil değil. ( Galiba önceden check-in yaptırma yani koltuklarını belirleme THY’de yok ama Pegasus’la gidiyorsan internetten parasını verip uçuş öncesinde oturacağın koltukları belirleyebiliyorsun). THY’den biletlerimizi alsaydık kişi başına 500EU’ya yakın bir para ödeyecektik.

Oslo Havalimanı’na vardım, şehir merkezine/otelime nasıl gideceğim?

Daha önceden söylediğim gibi Oslo’da evinde kaldığım bir ev sahibi ailem olduğu için onlar beni havalimanından alıp evlerine götürdüler. Ama hocalarımın havalimanının girişinin biraz ilerisinde bekleyen taksilerden biriyle otellerine gittiklerini biliyorum yani etraftaki görevlilere sorarak taksilerin nerde olduğunu öğrenip onlarla gitmeniz en mantıklı çözüm gibi duruyor. Bunun dışında oradaki insanlara hiç sormadığımı da belirterek havalimanının etrafında ne bir otobüs ne de bir tramvay/metro hattı geçtiğini görmedim. Bu tamamen benim dikkatsizliğimde olabilir ama eğer bu çeşit toplu taşımalar havalimanının yakınlarında yoksa şaşmayın çünkü havalimanı şehir merkezinden gerçekten uzakta. Ben uçak Norveç’e ilk iniş yaptığında penceren küçük göletçikler ve bol bol ağaç dışında hiçbir şey göremeyip “Nerde binalar, insanları nerde yaşıyor bu memleketin?” diye kendi kendime sorduğumu hatırlıyorum. Yani havalimanı şehir merkezine uzak.

Oslo’da nerede kalacağım?

Ben yine bu konuda da ev sahibi ailem sayesine rahattım. Bir hafta boyunca onların evinde kaldım. Ama yinede hocalarımın ne kadar paraya nasıl bir otelde kaldığını söyleyebilirim. Ben oraya üç öğretmenimle gittim ve üçü bir hafta kalacakları otele 600EU’a yakın bir para verdiler, kahvaltı da dâhil olmak üzere. Maalesef kaldıkları odaların içinde (3 kişi 2 ayrı odada kaldılar) TV var mıydı, eşyalar nasıldı ve tam olarak neler eksikti, neler vardı bilmiyorum ama otel hakkında başka bir şey söyleyebilirim: Kaldıkları otelin yakınında devletin uyuşturucu bağımlılarını tedavi ettiği ve bu tedavi sürecinde azalan dozlarda hastalara uyuşturucu verdikleri bir hastane vardı ve hocalarım çokça kez otelin girişinde veya otelin bulunduğu caddenin köşelerinde yarı bilinçli bu hastaların gezdiklerini yani o çevrede bulunduklarını söyledi. Kişi başına 200EU ödeyerek bir hafta boyunca anca böyle bir otelde kalabilirisiniz yani. (Korkmayın bu hastalar tamamen zararsızlar ama tabii ki bu tarz insanları görmek hoş değil.)

Bütün bunların dışında ben sizin için booking.com üzerinden de birkaç otel seçtim. Hem yeri güzel hem de fiyatları uygundu. Otellerin linklerini aşağıda paylaşıyorum.

Thon Hotel Rosenkrantz Oslo   

Thon Hotel Cecil   

Scandic Karl Johan 

Hotell Bondeheimen 

Oslo’ya ne zaman gideyim?

Tabii ki KIŞIN değil YAZIN gidin. Norveç’in soğuk olduğunu eminim hepiniz duymuşsunuzdur ama oraya gitmeden ne kadar soğuk olduğunu anlayamazsınız. Ben nisanın son haftasında gitmeme rağmen sıcaklık 4-6C derece arasındaydı ve gittiğimizin ikinci günü ayağımı tamamen altında bırakacak şekilde KAR yağdı. Bu yazın gidin tavsiyeme bir istisna olarak 17 Mayıs’ı önerebilirim çünkü beni evinde misafir eden Victor’ın dediğine göre bu gün halkın sokaklara döküldüğü, çocukların koralar halinde yürüyüş yaptığı, güzel bir günmüş ve göremeyeceğim için gerçekten şanssızmışım. Bu 17 Mayıs konusunda tamamen Victor’un yalancısıyım ama yazın gidemiyorsanız tatilinizi 17 Mayıs’a denk getirmek eğlenceli olabilir. Bunun dışında ise yazın gitmenizi önerebileceğim çok özel bir gün yok. Son olarak Norveç’in yazından korkmanıza gerek olmadığını söyleyeyim. Norveç’te yazın insanlar gayet rahat denize girebiliyor ve sandal yarışı gibi eğlenceli aktiviteler bile yapılabiliyor.

Oslo’nun içinde ulaşımımı nasıl sağlarım?

Oslo’da ben ulaşım için sadece otobüs ve tramvay kullandım, sağ olsun ev sahibi Tove beni uzak toplu taşımayı özel bir şirkete bırakmış ve bu şirketin biletleri alabileceğin bir telefon app’i var. Biz otobüs durağına giderken Victor o app’le iki bilet alıyordu ve böylece biniyorduk otobüsümüze. Bilet alıyorduk ama bileti kontrol eden biri de yok. Otobüse her girdiğimizde iyi kalpli Victor telefonundan biletleri aldığını gösteriyordu ama şoförlerin başlarını çevirip biletlere baktıklarını hiç görmedim (Tabi siz iyi bir insan olun ve biletiniz alın). Otobüslerin gideceği yerler ve ne zaman geleceği ise duvarlara asılmış bir programla gösteriliyor. Norveççe ve anlamam diye korkmayın, mekanların ismine Google Maps ile bakarsınız, zaten otobüsün ne zaman varacağı “10:50” tarzından yazıyor. Otobüsler programda gösterilen zamandan hep yaklaşık 5-10 dakika sonra geliyor o yüzden otobüsü kaçırdım mı diye endişelenmenize gerek yok, büyük ihtimalle kaçırmamışsınızdır.

Oslo’da nereler gezilir?

1) Kraliyet Sarayı:

Bildiğiniz veya bilmediğiniz üzere Norveç aynasal monarşi ile yönetiliyor yani bir kral ve kraliçesi var. Peki kral olur da sarayı olmaz mı? Tabii ki olur! Şahsen bence hiçbir olayı yok bu mekânın, bir geniş bahçe içindeki dünyanın ne en güzel ne de en büyük sarayı olmayan bir saraydan ibaret sadece. Ama Oslo ’ya gitmişken buraya gitmemek olmaz. Bir kere gidin sonra fotoğraf çektirip geri dönersiniz. Ayrıca, Kraliyet Sarayının tam karşısında caddenin diğer ucunda Norveç Parlemento binası da bulunmakta. Mimari açıdan Oslo’nun güzel binalarından.

 

2)Vigeland Park:

İşte gitmenize gerçekten değecek bir yer, Vigeland Park. Bu park baştan sonuna kadar insan heykelleri ile dolu ama bu insan heykelleri şimdiye kadar gördüklerinizden biraz farklı. Bu heykellerin hepsi çıplak insanlar ve bu heykellerden onlarca var bu parkta. Sadece ortada gördüğünüz 17 metre uzunluğundaki heykelde 127 tane insan figürü var!

3) Munch Müzesi:

Kesinlikle gitmeniz gereken yerlerden başka bir tanesi ünlü ressam Munch’ın müzesi. Much’ı isim olarak bilmeseniz de emin olun hepiniz ünlü tablosu Çığlık’ı görmüşsünüzdür.

4) Viking Müzesi:

Vikingler, Norveç’in isminin duyulmasının sebeplerinden başka biri ve tabii ki Vikinglerin orada bir müzesi de var. Ne yazık ki müze sadece üç gemi ve iki iskeletten oluşması ile bir hayal kırıklığı ama en azından benim bu müze gezim bir rehberin o iki iskeletin güzel hikâyesini anlatmasıyla biraz eğlenceli hale gelmişti. Yine de sırf o iki iskelet için rehbere para verilir mi emin değilim, bu sizin cevaplamanız gereken bir soru.

5) Oslo Kayak Merkezi:

Burası benim şahsen gitmediğim ama bir tepenin üstündeki uzun bir yapı olması sebebiyle çokça uzaktan gördüğüm bir yer. Victor’a sorduğumda normal bir kayak merkezi olduğunu söyledi. Eğer kayak yapmayı seviyorsanız gidebilirsiniz. Belki şehre yukardan baktığı için güzel bir manzaraya da sahip olabilir ama dediğim gibi ben çok görsem de hiç gitmedim.

6) Opera Binası:

Oslo’da gördüğüm en ilginç bina galiba Opera Binası’ydı. İçine hiç girmedim buranın ve aslında hiç girmeyi de düşünmedim. Diğer ülkelerden de öğrenci değişimi programı ile gelen arkadaşlarla çatısına çıktık buranın, yani direk çatısına çıktık içine girmeden çünkü binanın çatısı direk yere bağlıydı. Sonra denize bakıp mutlu mutlu yolumuza devam ettik. Oslo ’ya gidip de Opera Binası’nın çatısına çıkmadım demeyin!

7)Oslo Belediye Binası

Oslo Belediye Meclisi, şehir idaresi ve sanat stüdyolarıyla ve galerileri barındırıyor. İnşaat 1931’de başladı ancak İkinci Dünya Savaşı’nın patlak vermesiyle ancak 1950 yılında tamamlanabilmiş. Etrafında,  ufak hediyelik eşya satan mağazalar ve yemek yenecek restoranlar ve kafeler var.  Birde bildiğim kadarıyla Nobel Barış Ödül töreni de bu binada yapılıyormuş. Görmenizi tavsiye ederim.

8)Akershus Şatosu ve Kalesi

Oslo’da,deniz kenarında bir yamaç üzerinde taştan yapılmış nefis bir kale.Etrafı ağaçlık ve yeşillik ile çevrili.Burada çok güzel fotoğraflar çektim.İçinde müzeler ve askeri ofisler var. Etrafı ağaçlık ve yeşillik ile çevrili. İçinde müzeler ve askeri ofisler var. Burada çok güzel fotoğraflar çekebilirsiniz.

Oslo ’da nereyi gezerim sorusuna son olarak oranın doğasını gezmelisin diyerek cevap vermek istiyorum. Zaten en azından bir kere Oslo ’nun sahil kenarında yürümelisiniz. Sonra da az önce saydığım şehir merkezindeki yerleri gezdikten sonra şehir merkezinden biraz çıkıp ormanların arasına girmelisiniz ki gelişmişliğin ve modernizmin sadece uzun betan yığınları anlamına gelmediğini anlayasınız. Oslo ve genel olarak Norveç tam anlamıyla bir ağaç cenneti!

Oslo Pass Almalı Mıyım?

Bütün bu yerleri gezerken isterseniz Oslo Pass’te alabilirsiniz. Tek günlük kullanım 42 Euro’dan başlıyor. Bununla birçok müzeye ücretsiz olarak girebilir ve toplu taşımayı da ücretsiz olarak kullanabilirsiz.  Daha fazla bilgi için bu linki tıklayabilirsiniz.

Oslo’da nerede yerim o güzel somonu?

Bu cevabını gerçekten hiç bilmediğim bir soru çünkü ben yemeklerimin hepsini ev sahibi ailemin evinde, Tove’un ellerinden çıkmış o güzel yemekleri yedim. Aslında o güzel yemekleri diyorum ama Norveç’in yemek kültürü gerçekten çok az gelişmiş. Oraya özgü olan sadece somonları ve kahverengi peynir dedikleri bir peynir türü var. Yani aslında dışarıda somon dışında yiyebileceğiniz hiçbir kültürel yemek yok. Bu konuyu Noreveç’deki her şey gibi yemeklerinin de çok pahalı olduğunu söyleyerek bitirmek istiyorum. Benim dışarıdan yediğim tek yemek pizzaydı ve hesabı paylaştırdığımızda ben sadece 2 dilim yememe rağmen 8EU ödedim. Yani yuh arkadaş bir dilim pizzaya 4EU vermek nedir? Ben başka bir arkadaşımın Hollanda’da 3.5EU’a BurgerKing menü aldığını biliyorum. Yemek yemeye gerçekten saçma miktarlarda para vereceksiniz!

Tavsiyelerim neler?

Şimdi böyle bir yazıyı yazan kişiden belki de en son beklenilecek olan cevabı vereceğim: Sadece Oslo’ya değil Norveç’in hiçbir yerine eğer çok zenginim ben demiyorsanız GİTMEYİN!

Oslo gerçekten çok güzel bir şehir; insanlarının hepsi (gerçekten hepsi, otobüs şoförleri bile) İngilizce bildiği için iletişim kurmanız çok kolay, şehrin her yerinden modernlik akmasına rağmen doğasını yitirmemiş, sokakları temiz (cidden temiz), evleri güzel yani birçok çekiciliği var. Bu tabii ki mükemmel olduğu anlamına gelmiyor. Norveç şu anda genç nüfusu az olduğu için bunu hem göçlerle hem de aileleri daha fazla çocuk sahibi olmaya teşvik etmekle artırmaya çalışan bir ülke. Bu göçler nedeniyle şehir merkezinde ilk fark ettiğiniz şey o ziyaret edeceğiniz güzelim yerlerin fotoğrafını çekeceğinizde yandan sırıtıp bütün fotoğrafı bozan inşaatlar. Şehir merkezi gerçekten inşaatla dolu ve bu hem gürültü hem görüntü kirliliği demek oluyor. Ayrıca bu yapılan yeni inşaatlar genel olarak eski binalardan daha uzunlar ve bu yüzden eski binaların oluşturduğu atmosferi bozuyorlar.

Oslo’ya gitmemenizi söylememin en önemli sebebi ise tabii ki çok pahalı olması. İnsanlar size Norveç’in pahalı bir ülke olduğunu söylediğinde ne kadar pahalı olabileceğini aklınızda canlandıramıyorsunuz ama ben size vurgulaya vurgulaya söyleyeyim: Norveç çok PAHALI!  Magnet gibi en basit bir hediyelik eşya bile 5EU civarında bir fiyata sahip. Otellerin ve yemeklerin fiyatına zaten önceden değinmiştim.  Bunun dışında ne kadar pahalı olduğunu göstermek için kendi halkını örnek verebilirim. Şehir merkezinde küçük daireler bile minyonlarca dolara satılık olabiliyor bu yüzden ülkenin kendi halkı bile şehir merkezinden arabayla yaklaşık yarım saat uzaklıktaki bizim müstakil ev dediğimiz evlerde yaşıyor. Yani yanlış anlamayın, bu insanların evleri aslında şehir merkezindeki evlerden çok daha güzel ama şehir merkezindeki evler konumundan dolayı çok daha pahalı oluyor. Siz de zamanınızın çoğunu şehir merkezinde geçireceğiniz için o daha da zengin olan kesimin alışveriş yaptığı yerlerden bir şeyler alacaksınız.

Dediklerime rağmen hala gitmeye karar verenler için ise birkaç şey söyleyebilirim. Oslo soğuk memleket ve yaz dışında herhangi bir mevsimde gidiyorsanız hava durumunu iyice öğrenmeyi unutmayın ve kesinlikle bot veya sağlamlığına güvendiğiniz bir ayakkabı götürün. Halkın İngilizce bilmesinden kesinlikle faydalanıp merak ettiğiniz şeyleri sorun. Suyunuzu marketlerden almayın, boş yere para harcamış olursunuz bunu yerine otelinizden bir şişe su edinmeye çalışın. Sular bile Türkiye’dekinden 5-6 kat pahalı.

Bana burada bir hafta kalmak için ne kadar para gerekir?

500EU – Uçak bileti

200EU – Otel

100EU – Yemek

40EU – Şehir içi ulaşım

20EU – Gireceğiniz müze gibi mekânlar için

20EU – İllaki bir şekilde marketten alacağınız su, atıştırmalık

880EU Tahmini toplam miktar

Oslo ’dan ne hediye alınır?

Norveç genel anlamda kültürsel olarak gelişmemiş ve çok kültürsel çeşitliliği olmayan bir ülke bu yüzden hangi hediyelik eşya dükkânına girseniz aynı şeylerin farklı fiyatlı olanlarını görüyorsunuz. Size önerim kupa ve magnet gibi klasikleşmiş hediyelerin dışında bir “peynir dilimleyici” almanız. Galiba Norveç de gördüğüm en Norveçli olan hediyeli buydu ki bu da aslında çok hediye gibi değil, bildiğiniz bir mutfak eşyası.  Tabii ki peynir dilimleyici almışken en azından bir miktar kahverengi peynir de almanızı öneririm. Bunların dışında trol heykelleri de alabilirsiniz. Trol heykellerini çok fazla görecek olmanızın sebebi ise trollerin Norveç hikâyelerinde büyük yerinin olması.  Yani onlar için troller bizdeki Nasrettin Hoca veya Keloğlan gibi denilebilir.

 

Bu güzel yazıdan dolayı sevgilim kuzenim Burak Sarı’ya çok teşekkür ederim.

Check Also

İstanbul Avrupa Yakasında Gezilecek Yerler Nerelerdir?

Avrupa yakası mı yoksa Anadolu yakası mı ? Sanırım bu tartışma sonsuza kadar gider demiştim …

İstanbul Anadolu Yakasında Gezilecek Yerler Nerelerdir?

Avrupa yakası mı yoksa Anadolu yakası mı ? Sanırım bu tartışma sonsuza kadar gider:) Yalnız, …

Arnavutluk’un Başkenti Tiran Hakkında Herşey

Yeni bir ülke yeni bir yer. Uzun bir aradan sonra yeniden seyahat ediyorum.  Bu kez …

Bir Yorum

  1. Viking müzesi ve Oslo Kayak merkezi görülmeye değer …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir